Tarımda Sorun Liyakat ve Uzmanlık mı? Bir Küçük Üreticinin Gözlemleri

Solakoğlu ilk defa siyasi bir kimlik ile sahaya çıktığı için belki daha çok kendini test etmek istiyor gibiydi. Neticede çok önemli bir görevi vardı ve bunu ciddiye aldığı belliydi. Fakat atadan çiftçi olan ve artık topraktan kopmak zorunda bırakılan benim gibi küçük üreticilerin derdine bir derman yoktu anlattıklarında.

Sınıfımızın Deli Çocuğu: Yalçın Küçük’ün Ardından

Yalçın Hoca’daki bir tenezzül meselesi de değildi. Ne yapıyorsa coşkuyla, şevkle, tutku ve hatta şehvetle yaptığını görürüz. Kendini ciddiye alma irade ve cüreti her satırında, her konuşmasında belirgindir. Belki de Hoca’yı bir “cüret abidesi” olarak tavsif etmek gerekir. Cüretten geldi ve cürete gitti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.